AŞK-EVLİLİK
    CİNSELLİK
    GEBELİK-DOĞUM
    GÜZELLİK SIRLARI
    DİYET-ZAYIFLAMA
    PRATİK BİLGİLER
    YAŞAM SAĞLIK
    EV DEKORASYONU
    MODA-STİL
    YEMEK TARİFLERİ
    İTİRAFLAR
    ANNE VE ÇOCUK
    ASTROLOJİ
Cinsel ilişki, istek, uyarılma, doyum ve rahatlama olmak üzere dört aşamadan oluşuyor. Bu basamaklardan herhangi birinde veya birkaçında sorun yaşanması, cinsel işlev bozukluğunun ortaya çıkmasına neden oluyor.

Erkeklerin en sık yaşadığı sorunların başında erken boşalma, kadınlarda ise cinsel isteksizlik geliyor. Cinsel işlev bozukluklarına tıbbi, psikolojik ve sosyo-kültürel etkenleri bir bütün olarak dikkate alarak yaklaşmak gerekiyor. Cinsel işlev bozuklukları organik ve psikolojik nedenlere bağlı oluşabilir. Çoğu zaman organik nedenlere psikolojik nedenler de eşlik ettiği için cinsel işlev bozukluklarının multi-disipliner olarak ele alınması gerekir..
 
 

CİNSELLİĞE BAKIŞ ÖNEMLİ
Cinsel işlev bozukluklarına yatkınlık yaratan ve sorunun sürmesinde rol oynayan birçok psikolojik faktörün de bulunur.Ailenin ve toplumun cinselliğe bakış tarzının, yetiştirilme biçiminin cinselliği önemli ölçüde etkiler.

Bunun yanında eksik ya da yanlış bilgilendirilmelerin, cinsellik hakkındaki kalıplaşmış yanlış düşüncelerin de cinsellik üzerinde olumsuz etkisi bulunduğu belirterek, “Psikiyatrik rahatsızlıklar, ilişkide uyumsuzluk, çiftler arasında çekiciliğin kaybolması, aldatılma, hamilelik ve doğum sonrası ruhsal durumlar, partnerdeki cinsel problemler, fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalma, travmatik cinsel deneyimler, cinsel açıdan özgüven eksikliği ve performans anksiyetesi en sık gördüğümüz psikolojik ve kültürel nedenlerdir” diyor.

KADINLARDA GÖRÜLEN CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI
Cinsel istek bozukluğu: Tedavi için başvuran her üç hastadan birinde cinsel istek bozukluğu görülüyor. Cinsel istek bozukluklarının bir bölümünü cinsel tiksinti bozuklukları oluşturuyor. Cinsel ilişki kurmaktan “tiksinti” duyan kadınlar, cinsel ilişkiden kaçmak için “başım ağrıyor”, “karnım ağrıyor” gibi bahanelere başvuruyorlar.

Uyarılma ve orgazm sorunları: Cinsel uyarılmanın yetersiz olduğu bu durum kadınların yaklaşık yüzde 10-18’inde görülüyor. Kadınlar uyarılma olmadan da cinsel ilişkiye girebiliyorlar ancak orgazm olamıyorlar. Orgazm yetisi yaşla birlikte artıyor. 20’li yaşlarda fazla cinsel deneyimi olmayan kadınlarda cinsel birleşme ile orgazm olamamak oldukça yaygın. 30’lu yaşlardan sonra cinsel tecrübeleri artmış olan kadınların kendilerine cinsel alanda güvenleri artıyor. Cinsel isteklerini de daha kolay ifade ediyor ve daha kolay orgazm olabiliyorlar.

İyi kız sendromu: Çocukluğunda ve gençliğinde kendisini ‘iyi kız’ olarak tanımlayan her on kadından dokuzu yetişkinlikte orgazm olamıyor. Kız çocukları yetiştirilirken, cinsellikle ilgilenmemeleri öğretiliyor, cinsellikle ilgilenmeleri ve cinsellik içeren aktiviteleri kınanıyor, kısıtlanıyor. Bu sayede cinsellik kontrol edilmiş de oluyor. Genç kızlara cinsellik, eşlerini memnun etmeleri için yapmak zorunda oldukları çok istenmeyen bir eylemmiş gibi sunuluyor. Flört, mastürbasyon hoş karşılanmıyor. İyi kız rolünü benimseyerek hayatlarına yön veren kadınlar cinsel ilişkide yeterince uyarılmadıklarında partnerlerini yönlendiremiyorlar ve hazlarını artıracak daha aktif tutum almaktan kaçınıyorlar.

 

Bu site bir Çözüm Ortağı sitesidir. Tüm Hakları 2010 yılına kadar saklıdır.